Mustafa Kemal’in Savaşçılığını simgeleyen Kalpaklı fotoğrafı ve Mustafa Kemal’i simgeleyen “Bağımsızlık Benim Karakterimdir” sözü yine Anıtkabir’e alınmadı

Çünkü Mustafa Kemal’in önderliğinde Birinci Kuvayimilliyecilerin verdiği ve zaferle taçlandırdığı Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’mızla, Emperyalist Yedi Düvelin gemilerine bindirdiğimiz Vahdettinlerin, Damat Feritlerin, Nemrut Mustafa Paşaların, Ali Kemallerin torunları, Cumhuriyetin neredeyse bütün kurumlarını teslim almış durumda. Yargı, Eğitim, Sağlık, Emniyet Ortaçağcı Tarikatlar tarafından paylaşılmış durumda. Ve Mustafa Kemal’in emaneti Türk Ordusunun tepesi işgal altında. Mustafa Kemal’in askerleri değiller artık. Başlarına ABD Emperyalist çakalları tarafından çuval geçirilen, Ergenekon-Balyoz namlı CIA Operasyonlarıyla çökertilen, 15 Temmuz Ganimet Paylaşım Savaşıyla son vuruşu yapılan Türk Ordusu, tam da AB-D Emperyalistlerinin ve yerli satılmışların istediği kıvama, yani site güvenlikçisi bir konuma getirilmiş durumda.

Dünyanın bütün Mazlum Halklarına örnek olan, Anti Emperyalist Kurtuluş Savaşı’mız, önderi Mustafa Kemal ve bağımsızlık mücadelesi unutturulmaya çalışılıyor. Örnek olmaktan çıkarılmak isteniyor. Mustafa Kemal ve Yoldaşlarının Saltanatı ve Hilafeti ortadan kaldırmaları, yerine Laik Bir Cumhuriyeti kurmaları, Emperyalist Yedi Düveli dize getirmeleri hazmedilemiyor, AB-D Emperyalistleri ve her daim onlarla ittifak halindeki Ortaçağcı Gericiler tarafından. İşte bu yüzdendir ki, Mustafa Kemal’i, Bağımsızlığı, AB-D Emperyalistlerine karşı mücadeleyi çağrıştıran ne görürlerse kırmızıyı görüp saldıran boğaya dönüyorlar. Çılgına dönüyorlar. Ve en iyi yaptıkları şeyi yapıyorlar, yasak koyuyorlar. Tıpkı bugün yaptıkları 30 Ağustos Zafer Bayramında, daha önce 19 Mayısta, 23 Nisanda, 10 Kasımda yaptıkları gibi.

Mustafa Kemal’in gerçek devamcıları, bu ülkenin İkinci Kurtuluş Savaçcıları HKP’liler ellerinde Kalpaklı Mustafa Kemal ve üzerinde “Bağımsızlık Benim Karakterimdir” yazan flamalar ve Pankartlarla yine Anıtkabir önüne geldiler. Bu sefer bir farklılık vardı flamalarda ve Pankartta. Kalpaklı Mustafa Kemal’i tanımayabilirler, o halini unutmuş olabilirler ve O’nun o eşsiz “Bağımsız Benim Karakterimdir” sözü başka birinin diye bilebilirler diye Mustafa Kemal’in imzası konmuştu flamalara ve pankarta. Ama bu iyiniyetli bir düşünüşmüş. Dertleri; Mustafa Kemal’in izini ve tozunu silmek. Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’mız’ın anısını yok etmek. Mazlum Halkların beyninden Bağımsızlık düşüncesini çıkartmak.

Ama başaramayacaklar, başaramazlar. Hiçbir zalimin zulmü sonsuza dek sürmez. Ne tiranlar, ne diktatörler, ne faşistler, ne zalimler gördü insanlık tarihi, ama hepsinin de zulmü Halklar bir araya gelip “Yeter Artık” diyerek ayağa kalktıktan sonra sona erdi. Ayağa kalkan, direnen, mücadele eden ve savaşan Halklar kendine zulmeden zalimleri tarihin çöplüğüne gönderdi. Bugün egemen olan AB-D Emperyalistleri ve yerli satılmışların sonu da farklı olmayacak. Onlar da eninde sonunda o çöplükte yerini alacaklar.

Anıtkabir önünde HKP Merkez Komite üyesi ve Ankara İl Başkanı Av. Sait Kıran’ın da dediği gibi; biz yine geleceğiz 29 Ekimde, 10 Kasımda, aynı bayraklar, aynı pankartla. Ta ki Mustafa Kemal’e ve sözüne yasak kalkıncaya kadar. Ama bu yasağı koyanlar, hem de Mustafa Kemal’in ordusunda asker olup bu yasağı uygulayanlar, eninde sonunda bağımsız yargı önünde hesap verecekler. Er veya geç bunun hesabı sorulacak.

Bağımsızlık Bizim Karakterimizdir.

Yaşasın 30 Ağustos Zaferimiz.

Halkız Haklıyız Yeneceğiz!

HKP Genel Merkezi

HKP’liler aynı zamanda diğer illerde de 30 Ağustos Büyük Zafer’imizin 96’ncı yıldönümünü coşkuyla kutladı:

İstanbul:

30 Ağustos Zaferi’nin 96’ncı yılında HKP İstanbul İl Örgütü Bakırköy Meydanı’ndaydı.

Dünyada Emperyalistlere karşı kazanılan ilk ulusal kurtuluş savaşının zafer kazandığı gün olarak 96’ncı yıldönümü kutlanan 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda HKP İstanbul İl Örgütü Bakırköy Meydanı’nda bir basın açıklaması gerçekleştirildi.

“Yaşasın 30 Ağustos Zaferimiz”, “Mustafa Kemal Ölümsüzdür” sloganlarıyla başlayan eylemde açıklamayı HKP Sancaktepe İlçe Yönetimi’nden Deniz Bin gerçekleştirdi.

Halk tarafından ilgiyle karşılanan açıklamada Kurtuluş Savaşı’nın Emperyalizme ve Saltanat’a karşı verildiği, bugün ise yine aynı güçler tarafından Kurtuluş Savaşı’nın önderi Mustafa Kemal’in adının ve mirasının yok edilmeye çalışıldığı vurgulanarak, “Tıpkı Anadolu Halklarının Birinci Antiemperyalist Kurtuluş Zaferi gibi… İkincisini de başaracağız. Er ya da geç!” ifadeleri kullanıldı.

Basın açıklamasının ardından “Emperyalistler, İşbirlikçiler Geldikleri Gibi Gidecekler”, “Kahrolsun ABD-AB Emperyalizmi”, “Yeni Sevr’e Karşı Yaşasın İkinci Kurtuluş Savaşı’mız” sloganları ve alkışlar eşliğinde eylem sona erdi.

İzmir:

HKP’liler İzmir’de de 30 Ağustos Zafer Bayramını Kutladı.

96 yıl evvel vatan topraklarından Büyük Taarruz ile Emperyalist çakalları söküp attığımız günün yıl dönümünde,  HKP İzmir İl Örgütü Karşıyaka Çarşı’da bir basın açıklaması gerçekleştirdi.  Açıklamaya HKP Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir İl Başkanı Av. Tacettin Çolak, Anıtkabir’e Mustafa Kemal’in kalpaklı fotoğrafının ve “Bağımsızlık Benim Karakterimdir” sözünün bir kez daha alınmamasını eleştirerek ve bu zihniyetten mutlaka hesap sorulacağını belirterek başladı.

Çolak, aynı zamanda Tayyip Erdoğan’ın Amerika’ya bağırıp çağırmalarının sahte olduğunu, Atatürk Orman Çiftliği arazisine ABD Büyükelçiliği yapılmasına iktidarıyla, muhalefetiyle kimsenin itiraz etmediğini, yalnızca HKP’nin suç duyurusunda bulunup olayı yargıya taşıdığını söyledi.

Açıklamanın devamında, 30 Ağustos’un yıldönümünde, yırtıp yedi düvelin suratına fırlattığımız Sevr’in yeniden hortladığı, ülkemizin bir kez daha işgal altında olduğu ve bir kez daha Kurtuluş Savaşı vererek, bu defa sosyal kurtuluşla da taçlandırarak, Emperyalistlerin ve yerli uşaklarının bir daha geri gelmemecesine inlerine gönderilmesi gerektiği söylendi.

Halkın baştan sona yoğun bir ilgiyle dinlediği açıklama, “Yeni Sevr’e Karşı Yaşasın İkinci Kurtuluş Savaşımız” “Yaşasın 30 Ağustos Zaferimiz” “Mustafa Kemal Ölümsüzdür” “Emperyalistler İşbirlikçiler Geldikleri Gibi Gidecekler” sloganlarıyla son buldu.