Ortaçağcılar sanat-halk düşmanlığında sınır tanımıyor!

10.03.2019
A+
A-
Ortaçağcılar sanat-halk düşmanlığında sınır tanımıyor!

Gericilikte kimsenin eline su dökemediği Yeni Akit adlı tetikçi gazete, yine her zaman olduğu gibi kusursuz bir şekilde ‘tetikçilik’ görevini yerine getirdi. Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Sanat ve Tasarım Fakültesinde düzenlenen bir sergide bulunan resimlerde annesinin yanında duran üstsüz bir çocuk görüp heyheylenen gericiler ‘sanat adı altında rezalet’ diyerek sanat eserlerini hedef gösterdi. “YTÜ Sanat Tasarım Fakültesi’nde sanat adı altında düzenlenen rezil sergide, kadın ve çocuk bedeni hayâsızca tablolarda teşhir edildi” diyerek sanata ve insan bedenine bakış açısını gözler önüne seren Akit, haberinin üzerinden 24 saat geçmeden hedefine ulaştı!

Yeni Akit’in haberini kendine talimat olarak algılayan YTÜ Rektörü anında harekete geçerek öğrencilere resimleri kaldırmaları yönünde baskı yaptı. Öğrenciler ilk başta resimleri kaldırmayı reddetseler de, görevlilerin zoruyla resimler duvarlardan kazındı. Üstelik rektörlüğün resimleri kaldırtma gerekçesi Yeni Akit’in yazdıklarının aynısı: “teşhircilik, çocuk ve kadın bedeninin sergilenmesi.”

Bu, gerici Yeni Akit’in Ortaçağcı zihniyetini, kadın bedenini cinsel bir obje olarak algılayan gericiliğini sanat düşmanlığı yoluyla göze batırdığı ilk olay değil elbette. Geçtiğimiz ay da İstanbul’da Taksim metrosunda bulunan resim sergisindeki eserlerle ilgili benzer bir haber yapan Akit, sanatçılara hakaretlere varan sözler etmişti.

Bu saldırılar “kadın bedeninin sergilenmesi” kisvesiyle masumlaştırılmaya çalışılıyor. Oysa biz, onların Cumhuriyet, Mustafa Kemal düşmanı Ortaçağcı gericiler olduklarını ve bunu açık açık yazıp çizdiklerini biliyoruz. Rize’de yerinden sökülen Mustafa Kemal heykeli için de “Rize özgürlüğüne kavuştu” manşetini atmıştı aynı paçavra “gazete”!

Yani düşmanlıkları sadece sanata değil. Asıl düşmanlıkları Cumhuriyet değerlerine, Mustafa Kemal’in açtığı tam bağımsızlık yolunda ilerleyen insanlara, özellikle de kadınlara, laiklikle alakalı olan her şeye, doğaya ve hayvanlaradır… Yani özlemleri olan Ortaçağ karanlığına aykırı olan en ufak bir ateş parçasına, kıvılcıma bile tahammül edememektedir bu kapkara zihniyetli gericiler. İşte bu yüzden heykellere, resimlere, sanat eserlerine saldırıyorlar. Biliyorlar ki “düşünceleri iktidarda”… Bunun verdiği cesaretle, özgüvenle saldırıyorlar.

Bu sebeple üniversitenin rektörü de çıkıp bu Ortaçağcılardan aldığı talimatla sanat eserlerini yasaklıyor.  Çünkü 2016 yılında Erdoğan tarafından YTÜ’ye rektör olarak atanan Bahri Şahin, gericilikte Yeni Akit’ten geri kalmayan biridir. Menzil tarikatının kanalı olan Semerkand TV’de programlara çıkan, okuldaki ilerici akademisyenler üzerinde baskı kuran, öğrencilere yurtlarda zorla namaz kıldırıldığı ortaya çıkan Bilal Erdoğan’ın TÜRGEV’ine kampusunda yer veren bir rektördür kendisi.

Bugün için iktidar onlarda, yasalar, polis, asker onlarda olabilir. Ülkemizi istedikleri gibi at koşturabilecekleri babalarının çiftliği zannediyor olabilirler. Ancak gençliğin içten içe kaynayan isyan duygularını sonsuza kadar bastıramayacaklar. Bu ülkenin ilerici, aydın, yurtsever gençleri elbet bir gün bu baskılara, sansürlere, insana, doğaya, hayvana, sanata karşı yapılan düşmanlıklara “artık yeter” diyecektir!

Ve Usta’mız Hikmet Kıvılcımlı’nın dediği gibi “modern işçi sınıfı gibi yenilmez bir özgücün müttefiki olan aydın gençlik” İşçi Sınıfı yanında saf tutacak, antiemperyalist, antişovenist, antifeodal bir mücadeleyle Demokratik Halk İktidarını kuracaktır.

İşte o gün her türden gericiliğe karşı sanat da, gerçek anlamda toplumu aydınlatan, ileri taşıyan ve toplumsal sorunları yansıtan işlevini özgürce yerine getirebilecektir. 14.02.2019

 

Kurtuluş Partisi Gençliği