Özel Hastaneler Yaygınlaşıyor…

01.01.2019
A+
A-

Doç. Dr. Ercan Küçükosmanoğlu

Özel Hastaneler Yaygınlaşıyor…

Özel Okullar gibi Özel Hastaneler de günümüzde hızla yaygınlaşıyor. Aslında özel okullardan da önce özel hastanecilik yaygınlaşmaya başladı. Devlet sağlık hizmeti vermeyi, özel hastanelere yıkıyor.

2017 yılında yayımlanan TOBB raporuna göre ülkemizde, tüm ameliyatların üçte biri, karmaşık ameliyatların % 53’ü özel hastanelerde yapılmaya başlanmıştır. Yoğun bakım yataklarının yüzde 43’ü özel hastanelerdedir. Toplam özel sağlık harcamasında cepten yapılan sağlık harcaması payı yüzde 79’dur. Tüm sağlık hizmeti birlikte değerlendirildiğinde sağlık hizmeti içinde, özel sektör payı % 25-27 arasındadır. Özel sektörün senelik ortalama büyümesi yüzde 14 civarındadır. (https://www.tobb.org.tr/saglik/20171229-tss-genel-bakis-tr.pdf. )

Bu rapora ve tüm bu gelişmeler ışığında sağlık hizmetinin çok kâr edilen bir alan olduğu aşikârdır.

Öte yandan kamu sağlık hizmetlerinde de gün geçtikçe bir erozyon yaşanmaktadır. Özellikle üniversite hastanelerinde verilen hizmetler yıllar içinde azalmaktadır. Pek çok üniversite hastanesinde daha önce yapılan bazı ameliyatlar yapılamamakta, özellikli ameliyatlar özel hastanelere kaymaktadır. Bu nedenle vatandaşın, sağlığını tekrar kazanmak için yaptığı harcamalar yıllar içinde giderek artmaktadır. Sağlık Bakanlığı ve hükümet koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyip, vatandaşın hasta olmamasını sağlayacağı yerde,  sağlık hizmeti sunumundan para kazanılan bir düzenin oluşturulması çabası içindedir. Kamu-Özel ortaklığı ile kurulan ve işletilen Şehir Hastanelerinde, işletmeciye hasta garantisi verilmesi, ülke kaynaklarını nasıl heba edildiğini gösteren önemli bir örnektir.

Özel Hastanelere bir de orada çalışan sağlık emekçileri açısından bakalım.

Güya modern işletmeler olan bu hastanelerde çalışanların hiçbir sendikal örgütlülüğü yok. DİSK’e bağlı Devrimci Sağlık İş Genel Başkanı, DİSK Başkanı fakat özel hastanelerde herhangi bir faaliyet yapmıyor. Atalarımız ainesi iştir, kişinin lafa bakılmaz demişler, ama DİSK Başkanı yalnızca konuşuyor, sendikacılık yapmıyor. Yüz bini aşan özel hastane çalışanı emekçi; örgütsüz ve sendikasız olarak, iş yasasındaki kurallara bile uyulmadan çalıştırılıyor.

Özel Hastane yöneticileri artık doktorlardan özel şirket kurmalarını isteyip, bu şirket üzerinden hizmet alıp doktoru çalıştırıyorlar. Bu şekilde doktor diğer sağlık emekçilerinden de koparılıyor. Tabip Odaları ve Türk Tabipleri Birliği, özel hastane doktorlarının örgütlenmesi konusunda yeterli bir çaba göstermiyor.

Özel Hastaneler için diğer bir konu da, sunulan sağlık hizmetindeki denetim eksikliğidir. Bir şeklide hastaneye başvuran vatandaştan gerekli gereksiz laboratuvar, tomografi ve MR istenmektedir. Benzeri bir durum performans getiriyor diye kamu hastanelerinde de vardır. Hastaneler işletme olunca, tek hedef kâr etmek olunca hizmetin kalitesi önemsenmemektedir. Sağlık Bakanlığı en azından bu denetimi vatandaş için yapabilmelidir. Fakat Sağlık Bakanlığının böyle bir niyeti ve organizasyonu yoktur.

Sonuç olarak Kamu Hizmeti olmaktan çıkarılan, sağlık hizmetleri için vatandaş daha çok para harcamak zorunda kalacak ve kalıyor. Özel Hastanelerin sağlık hizmeti sunumundaki payı her geçen yıl artacak. Vatandaş parası yetmediği için daha çok hastalanacak. Başka yerlerde derdine derman arayacak.

Halk olarak sağlığımıza sahip çıkmak zorundayız. Hayatın her alanında gerçekten örgütlü olmak ve hakkımızı aramak zorundayız.